herkes, kendi sızısını kendine dağ beller.

içinde “kapı” kelimesi geçen her cümlenin sonu kederdir.

her şey yolundaymış gibi davranmaya devam edelim. evlerimizi açalım birbirimize. sofralar kuralım. müzik dinleyelim. iyi bir tişörtü uygun fiyata aldık diye divanelere dönelim. mutfakta biriken kirli tabakların sayısını tutalım. birbirimize iş paslayalım. birbirimize aşık olmaktan korkar vaziyete gelene kadar içimizi hırpalayalım. içimiz kalmayana dek tükenelim. sonra; gece olunca işte. annellerimize paramızın kalmadığını bir beden küçük kelimelerle anlatalım. vaziyet ağır be, bey abi. anneler işte; eylül ayının ilk haftası gibi, yer ediyorlar.

kalmak istemiyor kimse;
gitmeyi de akıl ettikleri yok

insan, eğilip bükülebilen bir şeydir.

“elleriyle yüzümü avuçladı.” cümlesinin kederini izah edemezsiniz.

bir kadının sırtı
bir adamın kimsesizliğidir

“müsaade edersen sırtımı dönüp uyumak istiyorum.” cümlesindeki inceliği gördünüz mü?

yanlızlık canlı bir şeydir. bazı geceler karşınıza geçip, bağdaş kurup oturabilir.

kahvaltının mutlulukla ilgisi olduğu kadar; yanlızlık, keder ve hüzünle de ilgisi olduğunu düşünüyorum. yeni uyandım. pencere açık. masanın üzerinde ne kadar hafif şey varsa yerlere saçılmış. dekontlar, faturalar ve geçen yılın ders notları. istesek toplarız. istesek, yerli yerinde çivilenebilir katladığımız tişörtler. rüzgar, bir canı varmış gibi esiyor. rüzgar, bir canı olsun diye haykırıyor belki de. bunca hırpalaması, bunca kurcalaması bir alnı boşuna değil. olsun, siz zaten mazlumların ve zalimlerin durduğu yeri de bilmezsiniz.

“iki tane zeytin tüm meseleleri çözer.” cümlesini “çay edebiyatına” bağlamak için bile kahvaltı yapılabilir. bir işe yaradığım hissi beliriyor pencereden. sonra, annemin sofrasını özlüyorum. tek başına kalmanın gafletine zeval olmaz. ama yanlızlık da allah’a mahsus diyor tüm ayetler. doğrulsam çözülecek bağlar; uzanıyorum.

ya keder?
tek başına olunca alnımdan aşağı dökülür. siz bilmezsiniz.

değdiğimiz bütün kalpler uğuldadı. bunca kederin başka izahı olamaz!

“buraya, kalbini kuşatmaya geldim.” dedi kadın. adam ağrılı ellerini masaya koydu. göz hizasından haykırdı; “gövdesi ihlal edilmiş bir yetimim ben.”

Anonim asked:
merhaba bir erkeğe onu sevdiğini söylemek sizce doğru mu ?.

buradan bütün kadınlara sesleniyorum. bir erkeğe, onu sevdiğinizi söylemeyin sakın! sonu hep hüsran.

Anonim asked:
Mesleğin nedir yoldaş?

tumblr fenomeniyim.